Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi tarafından düzenlenen Ramazan İklimi etkinliğinde Prof. Dr. Yusuf Acar kardeşlik kavramını detaylı şekilde değerlendirdi. Program canlı olarak yayımlandı.

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi tarafından düzenlenen “Ramazan İklimi” etkinlik serisi kapsamında, bu hafta “Kardeşlik Ahlakı” başlıklı program gerçekleştirildi.
Sosyal medya platformları üzerinden canlı olarak yayımlanan programı Ahmet Demirel düzenleyip yönetirken; Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Acar konuşmacı olarak katıldı. Söyleşide, kardeşlik kavramının bireysel ve toplumsal sorumluluk boyutları kapsamlı bir şekilde değerlendirildi.
Kardeşliğin sadece toplumsal bir ilişki değil, aynı zamanda imanın temel bir şartı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yusuf Acar, dini temelleri şu şekilde açıkladı: “Efendimiz (S.A.V.) çok açık bir şekilde; ‘Siz cennete giremezsiniz; cennete girebilmeniz için iman etmeniz gerekiyor. İman etmiş olabilmeniz için de birbirinizi sevmeniz gerekiyor’ buyuruyor. Dolayısıyla kardeşlik imanın bir şartı ve gereğidir. Birbirini sevmeyen, müminleri kardeş olarak görmeyen insanın imanı hadis-i şerife göre sorunludur. Ulema merhametle bakıp 'kâmil mümin olamaz' dese de Allah Resulü’nün ifadesi çok nettir; kardeşlik imanın zorunluluklarından biridir” dedi.
İslam’ın kardeşlik anlayışını biyolojik, ontolojik ve ekolojik olmak üzere üç temel başlıkta inceleyen Yusuf Acar, bu kavramların kapsamını şu şekilde açıkladı: “Birincisi, aynı rahmi paylaştığımız biyolojik kardeşliktir. İkincisi, yaratıcı birliğinden doğan ve tüm insanlığı kapsayan ontolojik kardeşliktir. Üçüncüsü ise çevreyle olan bağımızı temsil eden ekoloji kardeşliğidir. İslam’daki çevrecilik 'emanet' anlayışına dayanır. Dağlar, denizler ve atmosfer Allah’a ait olup, bu emaneti bir sonraki nesle aynı şekilde devretmek dini bir sorumluluktur. Melekleri de hayatımıza dahil ederek, ihsan bilinciyle yaşamalı ve kainatla kardeşliğimizi korumalıyız” dedi.
Paylaşmanın ve infakın, bireyi manevi hastalıklardan uzaklaştıran eylemler olduğuna vurgu yapan Acar, yardımlaşmanın ahlaki sınırlarını şu şekilde dile getirdi: “Paylaşmanın en büyük faydası paylaşanı kazanan kimseye aittir. İnfak, veren kişiyi pintilik ve cimrilik gibi hastalıklardan arındırır. Cemil Meriç’in ifadesiyle; mükafat beklenerek yapılan iyilik tefeciliktir. Yardımı gizli yapmak ve ihtiyaç sahiplerine zamanında ulaşmak esastır. Bugün Gazze ihtiyaç içindeyken yapılan yardım ile yıllar sonra yapılacak olan farklıdır; zamanında ve yerinde paylaşmak önemlidir” şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Yusuf Acar, kardeşlik bağını zayıflatıcı en büyük engelin grupçuluk ve dini taassup olduğunu belirtti: “Taassup ve asabiyeti en büyük mani olarak görüyorum. Fanatiklik ya da dar grupçuluk, ırkçılık şeklide de olabilir. 'Sadece benim grubum doğrudur, diğerleri yanlıştır' yaklaşımı bu tehlikenin kaynağıdır. Ümmet içindeki görüş ayrılıklarına rahmetle bakılabilir, ancak tefrikaya sebep olan ayrışmalar doğru değildir. İslam kardeşliğini güçlendirmek için asabiyeti ve ırkçılığı reddetmeliyiz” dedi.
İslam dünyasının sınırların ötesinde kaldığını ve Gazze’nin Müslümanlar için bir örnek teşkil ettiğini dile getiren Acar, şu ifadelerle tamamladı: “Gönül coğrafyamız Bağdat’ı, Şam’ı, Gazze’yi ve Doğu Türkistan’ı kapsar. Gazze, bize haysiyetle yaşamak ve savunma sanayinde, havacılıkta güçlü olmak gerektiğini gösterdi. Sadece nasihatle değil, haklarımızı koruyabilmek için güç kullanma imkanına da sahip olmalıyız. Allah, bu Ramazan ayında müminlere bu gücü lütfetsin” dedi.
Program sonunda Ahmet Demirel, Prof. Dr. Yusuf Acar’a paylaştığı görüşler ve bilgiler için teşekkür etti. TYB Konya Şubesi’nin Ramazan ayı boyunca benzer etkinliklerle devam edeceği belirtildi.