Veysel Candan’ın hayatı ve düşünceleri hakkında bilgiler içerir. Onun yazdığı eserler, mahkemedeki durumu ve peygamber sevgisi özetleniyor.

Veysel Candan hakkında bilgiler yer almaktadır.
Tokat-İskilip-Tophane köyünde doğmuştur. İstanbul Dar-ul Fünun ilahiyat fakültesini tamamlamıştır. Fatih Ders-i Âm olmuştur. Milli mücadeleye destek vermiştir.
1924 yılında yayınlanan ‘Frenk Mukallitliği’ adlı eserinde, yabancıların giyim, kuşam ve yeme içme alışkanlıklarını taklit etmenin zararlarını anlattı. Müslümanların kendi kıyafetleriyle belli olmalarını savundu. Eser, zamanın Milli Eğitim Bakanlığı tarafından izin almış olsa da, yazar istiklal mahkemelerinde yargılanmış ve savcı 3 yıl hapis cezası istemiştir. Mahkeme başkanı kel Ali, idam kararı vermiştir.
Tutukluyken mahkemeye savunma hazırlıyordu. Bir rüyasında Hz. Peygamberi (sav) gördü ve Peygamber onun üzülmemesini söyledi. Uyanınca, savunmayı yırttı. Duruşmada, savcı 3 yıl hapis talep etmesine rağmen, mahkeme idam kararı verdi. Sehpaya çıkarken yaptığı söz ise unutulmazdır: "Zalim ve katillerle elbette mahşerde hesaplaşacağız." Bu kişi, İskilipli Atıf Hoca olarak tanınmaktadır ve alim, velî, Allah (cc) ve Peygamber (sav) sevgisiyle bilinir.
Enes B. Malik (ra) anlatıyor; Medine dışında yaşayan Zahir (ra) isimli bir Sahabi vardı. Ürünlerini Peygamberimize (sav) getirip hediye ederdi. Peygamberimiz (sav), onun karşılığında hediye gönderirdi. Zahir (ra), pazarda ürünlerini satarken Peygamberimiz (sav) arkasından geldi ve gözlerini kapadı. Soru olarak "Ben kimim?" diye sordu. Zahir (ra), Peygamberimizi o mübarek ellerin yumuşaklığından tanımıştır. Peygamberimiz (sav), "Satılık köle var. Alan var mı?" diye seslendiğinde, Zahir (ra) "Ben fakir ve yüzü çirkin bir köleyim, kimse bana para vermez" demiştir. Peygamberimiz (sav), "Hayır, Allah (cc) yanında çok değerlisin" ifadesini kullanmıştır. Bu olay, kişinin iman ve muhabbetinin önemli olduğunu vurgular. Peygamberimiz (sav) bazen şaka yapar, fakat onun şakası hoş ve mütevazı olur. Ayrıca hediyeleşmek sünnettir ve kalpleri ısıtır. Hz. Davut (as) da Allah’a "Fakir ve kimsesizlerin yanında aran" diye dua etmiştir.
Hz. Âdem’den (as) Peygamberimize (sav) kadar bütün peygamberler, Allah’ı bilin, peygamberleri tanıyın, kitapları okuyun ve iman edin, emir ve yasaklara uyun, hesap gününe hazırlanın sözünü tekrar etmişlerdir. Peygamberler arasında peygamberlik konusunda fark yoktur ve bu inançla ruhumuz alınacaktır.