Yabancı besiciye aktarılan para belli oldu İşte İthal hayvanın dudak uçuklatan maliyeti Türkiye'nin tarım ve hayvancılık sorunları devam ederken, yerli besicilerin zorlandığı belirtiliyor. Hükûmet canlı hayvan ve et ith…

Türkiye'nin tarım ve hayvancılık sorunları devam ederken, yerli besicilerin zorlandığı belirtiliyor. Hükûmet canlı hayvan ve et ithalatını sürdürürken, yüz milyonlarca dolar yabancı besiciye aktarılıyor.
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, asgari ücretin açıklandığı dönemde kırmızı et fiyatlarında değişiklik yaşandığını ve enflasyonu azaltmak amacıyla geciken fiyat artışlarının gerçekleştiğini kaydetti.
Gürer, yem fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle besicilerin zarar ettiğini, artan girdi maliyetleriyle hayvancılığın zorlaştığını dile getirdi. Ayrıca, fiyat artışlarının enflasyonu düşük göstermek uğruna baskılandığını ve yıl sonunda yeniden artışların olacağını belirtti.
Gürer, “Girdi maliyetleri düşürülmeden, ithal yem fiyatlarındaki artış engellenmeden piyasadaki fiyatlar kontrol edilemez. Hayvancılık yapanlar zarar ediyor, vatandaş ise bütçesini ayırmakta zorlanıyor. Yemeğe yüzde 50 sübvansiyon verilerek maliyetler düşürülmeli. 50 kilogram süt yeminin fiyatı 900 lira seviyesinde, besiciler zor durumda. Emekli ve asgari ücretli vatandaşlar ise et alımında güçlük çekiyor ve fiyatlar arttıkça etmeye göz yumuluyor,” diye konuştu.
Gürer, “İktidarın ithalatla fiyatları düşüreceği düşüncesi hatalı, çünkü veriler tersi yönde gösteriyor. 1,3 milyar doların üzerinde para yabancı besiciye aktarıldı. Vatandaşımız ise hâlâ pahalı et tüketiyor ve önümüzdeki dönemde daha da pahalıya yemek zorunda kalacak,” dedi.
24 Aralık 2025 tarihinde belirlenen yeni asgari ücret, açlık sınırının altında açıklandı. Ertesi gün ise kesimhane, kasap ve marketlerde et fiyatlarında artış başladı. Enflasyon verileri baskılanırken, yeniden yükseliş görüldü. Ömer Fethi Gürer, 11 Aralık’ta 528 TL olan dana bıçak etinin kilogram fiyatının, 25 Aralık tarihinde, asgari ücretin açıklandığı günün sonrasında 569 TL’ye yükseldiğini aktardı.
Sadece 14 gün içinde dana etinin fiyatında artış yaşandığını belirten Gürer, “Asgari ücretlinin cebine henüz tek kuruş girmeden, sofrasındaki etin kilosu 41 lira arttı. Kuzu etinde de benzer artışlar görüldü. 18 Aralık’ta 528 TL olan fiyat, bir haftada 536 TL’ye yükseldi,” dedi.
Gürer, 2025 yılının ilk 10 ayına ait dış ticaret verilerini paylaştı: “Canlı sığır ithalatı 585 bin 855 baş, 927 milyon 64 bin dolar ödendi; kırmızı et ithalatı 52 bin 811 ton, 410 milyon 637 bin dolar tutarında gerçekleşti. Toplamda 1 milyar 337 milyon 702 bin dolar harcandı.”
Gürer, “İlk 10 ayda toplamda 1,33 milyar dolar, yaklaşık 56 milyar TL’yi yurt dışına canlı hayvan ve et ithalatı için ödedik. Bu kaynak yerine yerli üreticiye destek sağlanmış ve yem fiyatları sübvanse edilseydi, bugün fiyatları konuşuyor olmazdık. İthalat politikası devam ettiği sürece, hayvancılıktaki sorunlar devam edecek,” dedi.
Gürer, ithalatın sadece fiyatları yükseltmekle kalmadığını, aynı zamanda yerli besiciyi üretimden kopardığını belirtti: “52 bin tonu aşkın et ithalatı ve yarım milyonun üzerinde canlı hayvan getirildi, ancak sorunlar devam ediyor. Bu durum gösteriyor ki ithalat çözüm değil, bağımlılık yaratıyor. İthalat lobileri memnun olurken, ülkemiz besicisi ahırını boşaltıyor. Karkas etin maliyeti artarken, yem fiyatlarının kontrol edilmediği ortamda fiyat indirimi sağlanamaz.”
Siyasi soru işaretlerine karşı Gürer, şu önerileri sıraladı: “Yem fiyatları sübvanse edilmeli, yerli yem üretimi artırılmalı. Mera hayvancılığı teşvik edilmeli. Yerli ırklara destek verilmeli, ahır giderleri azaltılmalı. Küçük aile işletmeleri korunmalı. Bir litre süt, en az bir bu kadar yem alabilir hale getirilmeli. Ulusal Süt Konseyi fiyat belirlemeli. Hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleri mücadele edilerek azaltılmalı. Meralar, ranta karşı korunmalı ve ıslah edilerek kaliteli yem alanları haline getirilmeli. Marka ürünler üretilerek ihracat artırılmalı. Yerli aşılar geliştirilip veteriner hizmetleri yaygınlaştırılmalı. Hayvancılık zarar etmeden sürdürülebilir hale getirilerek, vatandaş uygun fiyatla ürünlere ulaşmalı. Et fiyatlarındaki artış maliyettendir ve temel sorun çiftçilere yeterince ödenmeyen ücretlerdir,” diye ekledi.