Yeşil Etki Derneği, Türkiye’de artan gıda enflasyonuna karşı çiftçi destek fonlarının kurulması ve maliyet şeffaflığının sağlanması gerektiğini belirtti. Sorunun çözümünün ertelenmemesi önerildi.

(ANKARA) - Yeşil Etki Derneği, gıda enflasyonunun artışına ilişkin yaptığı açıklamada, üretimin arttığında fiyatların düştüğünü, fiyatlar azaldığında ise çiftçilerin sektörden kopma riskinin yükseldiğini belirtti. Bu döngüyü kırmak için ‘Çiftçi Acil Durum Fonu’ kurulmasını önerdi. Ayrıca, ‘Aylık Gıda Değer Zinciri Şeffaflık’ raporu ve fonun hayata geçirilmesinin önemine değindi.
Yeşil Etki Derneği, tarım ve gıda ekonomisindeki sorunlara ilişkin basın toplantısı düzenledi. Tarım yazarı Mine Ataman, Türkiye tarım ve gıda ekonomisinin günümüzde suçlu kahramanlar anlatısına hapsolduğunu ve bu durumun çözümünü zorlaştırdığını ifade etti. Ataman, çiftçi, tüccar, market, aracı, ithalatçı ve ihracatçı gibi tarafların dönemsel olarak suçlandığını ve gıda enflasyonunun psikolojik bir yanılgı ile artış gösterdiğini dile getirdi.
Ataman, TÜİK verilerine göre ÜFE düşük olsa bile gıda enflasyonunun artmaya devam ettiğini ve bu durumun “endişe enflasyonu” olarak tanımlandığını belirtti. Ayrıca, gıda değer zincirinde panik alımlar ve fiyat şişmesi gibi faktörlerin fiyatları artırdığını, depolama davranışlarının değiştiğini ve aracıların maliyet hesaplarına risk primi eklediğini aktardı. Kısa vadeli üretim kararları ve sistem dışı hissetmek de diğer etkiler arasında yer alıyor.
Ataman, 2024 sonrası dünyada ürünlerin ham madde değerlerinin toplam maliyet içindeki payının yüzde 10-20’ye düştüğünü hatırlatarak, Türkiye’nin aylık gıda değer zinciri raporu yayımlaması gerektiği önerisinde bulundu. Raporda, aşırı kar elde eden taraflar ve maliyetlerin yapısal düzenlenmesi gereken alanlar belirlenebilir.
Görünür olursa müdahalelerin kolaylaşacağını ve fiyatların ucuzlayacağını vurgulayan Ataman, şeffaflığın suçlu yaratma kültürünü sona erdirip çözüm odaklı bir yapıya dönüşü sağlayacağını söyledi. Ayrıca, sorunların görünür hale gelmesiyle müdahale edilmesinin daha kolay olacağını belirtti.
Ataman, Türkiye’nin sadece yokluk dönemlerinde değil, bolluk dönemlerinde de yönetilemeyen bir tarım ekonomisine sahip olduğunu belirtti. Fiyatların düştüğünde çiftçilerin sektörden kopmadığını ve kıtlık riskinin ortaya çıkabileceğini vurguladı. Bu döngüyü kırmak için ‘Çiftçi Acil Durum Fonu’ kurulması ve şeffaf maliyet yönetiminin sağlanması gerektiğini yineledi.