Yeşilay, tütün bağımlılığıyla mücadele kapsamında hazırlanan 'Yeşilay Türkiye Tütün Raporu 2025'i açıkladı. Toplantıda, profesyonel destek ve psikososyal müdahalelerin önemi vurgulandı.

(İSTANBUL)- Türkiye Yeşilay Cemiyeti, Sepetçiler Kasrı’nda düzenlediği basın toplantısında, tütün bağımlılığına ilişkin verileri ve mücadele stratejisini içeren "Yeşilay Türkiye Tütün Raporu 2025"i kamuoyuyla paylaştı. Toplantıya Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç başkanlık etti ve genel başkan yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri, sivil toplum temsilcileri ve basın mensupları katıldı. Rapor, Yeşilay Bilim Kurulu ve YEDAM iş birliğiyle hazırlandı ve tütün kullanım yaygınlığı, gençler üzerindeki etkileri, kullanım alışkanlıkları ve profesyonel destek süreçlerini kapsayan veriler içeriyor.
Raporda tütün bağımlılığının demografik özellikleri, yaş ve cinsiyet dağılımı, sigaraya başlama ve erken başlama eğilimleri detaylandırıldı. Ayrıca, tütün kullanım sıklığı ve alışkanlıklar incelendi. Elektronik sigara kullanımı ve artış oranları da raporda yer alıyor. Sigarayı bırakma girişimlerine ilişkin veriler, motivasyonlar ve karşılaşılan engellerin analizi yapıldı. Ayrıca, profesyonel destek hizmetleri ve YEDAM Modeli kapsamında psikososyal müdahalelerin faaliyetleri aktarıldı.
YEDAM verilerince, sigaraya başlama yaşının 16’ya düştüğü, ortalama kullanım süresinin 23 yıl ve günlük tüketimin 22 adet olduğu gözlemlendi. Danışanların yüzde 77’si daha önce bırakmayı denemiş olsa da, bu girişimlerin yüzde 77,5’inin bir yıldan kısa sürdüğü belirlendi. Kullanım süresi ve miktar arttıkça bırakmanın zorlaştığı, psikososyal destek ve ilaç tedavisinin birlikte uygulanmasının ise bırakma başarısını artırdığı tespit edildi. YEDAM ile ilk takipte, danışanların yüzde 64,5’inin tütün kullanmamayı sürdürdüğü ve 12 aylık takip sonunda bu oranın yüzde 84,8’e yükseldiği görüldü. Bu sonuçların telefonla yapılan takiplerin desteklediği anlaşıldı.
Yeşilay’ın 105 yıldır bağımlılıklarla mücadelelerini sürdüren Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, bağımlılığın birey ve toplum açısından ciddi sorunlar yarattığını söyledi. Hiçbir bağımlılık türünün masum, zararsız veya kabul edilebilir olmadığını belirten Dinç, bağımlılıkların diğer bağımlılıklara geçişi kolaylaştırdığını vurguladı. Dünya genelinde her yıl 8 milyon kişinin, Türkiye’de ise 100 binin üzerinde insanın tütün nedeniyle öldüğünü hatırlattı. Dünya Sağlık Örgütü, tütün bağımlılığının dünyada en yaygın ölüm nedeni olduğunu ifade etti. Sigaradan kaynaklanan ölümler, dünya çapında 2 milyon kişiye ulaşmakta ve akciğer kanseri ölümlerinin yüzde 85’inin sigaradan kaynaklandığını bildirdi.
Dinç, yeni nesil nikotin ürünlerinin gençler için artan riskler taşıdığını vurguladı ve elektronik sigaranın geleneksel sigaradan daha büyük risk oluşturduğunu söyledi. Aromalar, renkli ambalajlar ve dijital platformlardaki pazarlama stratejilerinin gençleri nikotinle tanıştıran yeni bir kapı olduğunu belirtti. Elektronik sigaraların sigarayı bırakma aracı olmanın yanı sıra, diğer tütün ürünlerine geçişi kolaylaştırdığına dikkati çekti. Toplumsal farkındalık oluşturmak ve erken önleme programlarını yaygınlaştırmak için ebeveynleri ve eğitimcileri bilinçlendirmek, politika ve mevzuat düzenlemelerini güçlendirmek önemlidir. Türkiye’de de okullar ve yurtlar çevresinde mesafe şartı, tütün ürünlerinin vitrin ve rafta görünürlüğünü engelleme, dumansız hava sahalarını genişletme ve dijital denetimleri yapma gibi adımların atılması gerektiğine vurgu yaptı.
YEDAM’a başvuranların yalnızca %7’sinin sigarayı sorun olarak gördüğünü belirten Yeşilay Danışmanlık Merkezi Başkanı Prof. Dr. Muhammed Tayyib Kadak, bağımlıların psikolojik destek almaktan çekindiğini ve güvenli ortamın tedaviye katılımı artırdığını söyledi. Kadak, bağımlılığın irade sorunu değil, beyin hastalığı olduğunu belirtti ve toplumda tütün bağımlılığına karşı duyarsızlık olduğunu vurguladı. YEDAM’a başvuranların küçük bir kısmının kullanımı ciddi bir sorun olarak kabul ettiğini, gençler arasında elektronik sigaraların tasarım ve pazarlama stratejilerinin kullanım oranlarını artırdığını ve bu ürünlerin geleneksel sigaralarla aynı bağımlılık mekanizmasına sahip olduğunu sözlerine ekledi.