Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nun 2026 yılı üçüncü toplantısında küresel ekonomi ve Türkiye üzerindeki olası etkiler değerlendirilmiş, ekonomik istikrar ve alınan önlemler üzerinde durulmuştur.

Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nun 2026 yılı üçüncü toplantısına ilişkin yapılan açıklamada, makroekonomik gelişmeler değerlendirilmiş, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın küresel ekonomi ve Türkiye üzerindeki olası etkileri Kurul üyeleriyle istişare edilmiştir. AB ile ticari ilişkilerde son dönem gelişmeler de gözden geçirilmiştir. Küresel belirsizlikler ve jeopolitik gerilimlerin ekonomimize olası etkilerini sınırlamak amacıyla koordineli tedbirler alınmaya devam edilecektir. Enflasyonla mücadele kararlılıkla sürdürülecek ve fiyat istikrarı sağlanacaktır. Aynı zamanda, değişen küresel ticaret koşullarına karşı rekabet gücümüzü ve üretim kapasitemizi korumaya yönelik adımlar atılmaya devam edilecektir.
Türkiye ekonomisi, küresel belirsizlikler ve jeopolitik gerilimler arttığı bir dönemde, mevcut program sayesinde dayanıklılığını korumaktadır. Uygulanan programlar sayesinde finansal istikrar güçlenmiş ve makroekonomik dengeler önemli ölçüde iyileştirilmiştir. Düşük kamu borcu ve bütçe açığı, güçlü rezerv pozisyonu, azalan cari açık, artan dış kaynak girişi ve sağlam bankacılık sektörü ile Türkiye ekonomisi birçok ülkeden olumlu ayrışmaktadır.
Öte yandan, bölgedeki jeopolitik gelişmeler ve artan petrol fiyatları cari işlemler dengesi ve enflasyon üzerinde olası etkilerle yakından izlenmekte, petrol fiyatlarındaki artış enflasyona yansımasını sınırlamak amacıyla eşel mobil sistemi geçici olarak devreye alınmıştır. Tarımsal üretimi artırmaya yönelik tedbirler ve stratejik stok yönetimi de devam etmektedir.
Enerji alanında dışa bağımlılığı azaltmak ve cari açığı kalıcı şekilde düşürmek amacıyla, yerli ve yenilenebilir enerji projeleri hızlandırılmaktadır. Bu adımlar, enerji arz güvenliğini sağlamanın yanı sıra rekabet gücünü artırmayı amaçlamaktadır.
Küresel ticaretteki artan belirsizlikler ve korumacılık eğilimleri, dış ticaret stratejilerinin yeniden gözden geçirilmesini gerektirmiştir. Bu kapsamda, en önemli ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve yeşil dönüşüm politikalarıyla uyum sağlanması çalışmalarına devam edilmektedir. Ayrıca, AB'nin düşük karbonlu ürün ve teknoloji talebini artırmaya yönelik Sanayi Hızlandırma Yasa Tasarısı'nın dış ticarette olası etkileri de toplantıda değerlendirilmiştir.
Toplantıda, küresel ekonomi ve jeopolitik gelişmeler ışığında alınması gereken tedbirler ve stratejiler tartışılmıştır. Türkiye'nin güçlü makroekonomik temelleri sayesinde şoklara karşı dayanıklı olduğu vurgulanmış, enflasyon ve finansal istikrarın korunması için çalışmalar sürdürülecektir.