SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Ekonomi/İktisatçı Prof. Dr. Konukman TÜİK verilerini değerlendirerek vatandaşı mutsuz, devleti mutlu olmayan bir ülke uyarısında bulundu

İktisatçı Prof. Dr. Konukman TÜİK verilerini değerlendirerek vatandaşı mutsuz, devleti mutlu olmayan bir ülke uyarısında bulundu

İktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman, TÜİK tarafından açıklanan 2026 Mart ayı enflasyon ve TÜFE verilerini analiz etti. Satın alma gücünün azaldığını ve düşük gelirli vatandaşların enflasyonu daha fazla hissettiğini belirtti.

İktisatçı Prof. Dr. Konukman TÜİK verilerini değerlendirerek vatandaşı mutsuz, devleti mutlu olmayan bir ülke uyarısında bulundu
Reklam yükleniyor...

İktisatçı Prof. Dr. Konukman TÜİK verilerini değerlendirdi: "Vatandaşı mutsuz, devleti mutlu olan bir ülke olmaz"

İktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Mart ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve yıllık enflasyon verilerini değerlendirdi. Konukman, "Sokaktaki insan için iyi bir haber değil bu. Satın alma gücünde ciddi bir daralma bekliyoruz. Tüketim mallarına zamlar geldiği zaman ne olacaktır? Vergiler buradan çünkü KDV, ÖTV ödeniyor ve havuz dolacak. Vatandaşı mutsuz, devleti mutlu olan bir ülke olmaz. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Yeni bir torba yasada bir madde geçti. Maalesef pırlanta, inci gibi çok lüks tüketim mallarının ÖTV'sine bir ayarlama yapılmadı. Hükümet zenginden yana bir tavır alıyor ama yoksulları ise yok sayıyor." dedi.

Türkiye İstatistik Kurumu, 2026 Mart ayına ait TÜFE verilerini açıkladı. Resmi verilere göre, Mart ayında TÜFE bir önceki aya göre %1,94 artış gösterdi. Yıllık bazda ise enflasyon %30,87 seviyesine yükseldi. Konukman, TÜİK verilerini değerlendirerek şunları söyledi:

Enflasyon ve ekonomi değerlendirmesi

"Yıllık TÜFE artışı %30,87. Orta vadeli programda 2026 için yıl sonu enflasyon hedefi %16 olsa da şu an itibarıyla bu rakam %30,87. İleride daha da artabilir. Petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı tartışmaları ve İran'dan ithal edilen tarımsal girdilerin fiyatlarındaki artışlar, pompa fiyatlarına yansıyacak. Tüm bunlar göz önüne alındığında gelecek dönemde fiyat artışlarının kapıda olduğu anlaşılıyor. Enflasyon, ortalama gelir seviyesine sahip vatandaşları ilgilendiriyor. Gıda maddeleri %32,36, genel enflasyon ise %30,87. Konutta %42, ulaşımda %35, eğitimde %51 oranında artışlar var. Düşük gelir grubu, bu enflasyonu daha fazla hissetmektedir."

Sınıfsal enflasyon ve gelir dağılımı

Konukman, "Gelir dağılımına göre ve sınıfsal temelli enflasyonun açıklanmasını istiyoruz. Emekçilerin enflasyonu, gelir dağılımındaki en yüksek yüzde 20'lik zengin kesimin enflasyonu ve en düşük gelirli kesimin enflasyonu ayrı şekilde yayınlanmalı. TÜİK bu çağrılarımıza cevap vermiyor. Kira zamları, %32,82 oranında belirlenmiş durumda. En düşük gelir grubundaki vatandaş, bu artışlar ve enflasyon yüzdesinin altında kalan maaş ve ücret artışları nedeniyle satın alma gücü kaybıyla karşı karşıya kalacak."

Hükümetin sınıfsal tercihi ve ekonomik durum

Konukman, "Rafine petrol fiyatları %79,17, metal cevherleri fiyatları %90,08 oranında artış gösterdi. Bu fiyatlar, zam gelmeden önceki seviyeleri gösteriyor. Bu fiyat artışlarının tüketim mallarına ve ekonomik göstergelere etkisi büyüktür. Sonuç olarak, sokaktaki insanlar için iyi bir haber değil bu gelişmeler. Satın alma gücü kaybı, tüketim mallarına zamlar ve yüksek vergilerle birlikte artacak. Vergilerin toplanması için KDV ve ÖTV ödeniyor ve havuz dolduruluyor. Bu durumda vatandaş mutsuz, devlet ise mutlu olunmaya çalışılıyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Ayrıca, yeni torba yasasında pırlanta ve inci gibi lüks tüketim mallarının ÖTV'sine zam yapılmadı, başka malların ise arttırıldı. Bu da hükümetin sınıfsal tercihini net bir şekilde gösteriyor: zenginden yana bir tutum devam ediyor, yoksullar ise göz ardı ediliyor."

Etiketler:

ekonomienflasyongüçlü ekonomi
Reklam yükleniyor...