SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Ekonomi/Özgür Karabat: Türkiye’de carry-trade düzeni riskleri ve siyasi bağımsızlık tehdidi

Özgür Karabat: Türkiye’de carry-trade düzeni riskleri ve siyasi bağımsızlık tehdidi

CHP Yardımcısı Özgür Karabat, Türkiye’deki finansal bağımlılığı ve carry-trade sisteminin ülkenin bağımsızlığını tehdit ettiğini belirtti. Yabancıların yüksek faiz ve kur hareketleri analiz edildi.

Özgür Karabat: Türkiye’de carry-trade düzeni riskleri ve siyasi bağımsızlık tehdidi
Reklam yükleniyor...

Özgür Karabat: Türkiye’de carry-trade düzeni riskleri ve siyasi bağımsızlık tehdidi

(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, “Yabancı 11 milyar dolar faizi vurdu, devalüasyonla yeni rant yolda” başlıklı açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘istikrar’, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ‘Program çalışıyor’ ifadelerinin aslında bir “carry-trade” sistemine işaret ettiğini belirtti. Karabat, “Bugünü kurtaran carry-trade bağımlılığı, Türkiye’nin siyasi ve iktisadi bağımsızlığını tehlikeye atıyor. Buna acil dur denmezse Arjantin ve Yunanistan’ın yaşadıklarından daha kötü bir duruma düşeceğiz” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Yabancı 11 milyar dolar faizi vurdu, devalüasyonla yeni rant yolda” ifadelerini kullandı. Karabat’ın açıklaması şu şekildeydi:

  1. Merkez Bankası’nın rezervlerinin yeterli olmadığını İran savaşında gözlemlemiş olduk. Mart ayı başında İran’a yönelik saldırıların başlamasıyla Türkiye’ye gelen sıcak para hızla yurtdışına çıktı. TCMB, milyarlarca dolar döviz ve 60 ton altını elden çıkarmak zorunda kaldı.
  2. Yabancıya ödenen faiz ne kadar oldu? Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından ekonomide kayıplar arttı. Yaklaşık 60 milyar dolara yakın rezerv kaybedilirken, Nisan 2025’te TCMB faiz oranını 300 baz puan artırdı ve bu durumu başarı olarak sundu.
  3. O süreçte gelen yaklaşık 50 milyar dolar carry-trade (sıcak para) hareketiyle, kur yaklaşık 38 TL seviyesindeydi. Bu para TL’ye çevrilip yüksek faiz ortamında bekletildi. Bu dönemde, üretim ve yatırıma değil, sadece faiz gelirine dayanıldı.
  4. 50 milyar dolar bozdurulduğunda yaklaşık 1,9 trilyon TL elde edildi. Bu tutar, yüzde 46 politika faiziyle yaklaşık 11 ay değerlendirildi ve yüzde 42 civarında getiri sağladı. Aynı dönemde dolar kuru 38’den 44,3 TL’ye yükseldi, kur artışı kur kazanımlarını karşılamadı. Faiz gelirleri kâr sağladı.
  5. Mart 2026’da çıkış zamanı geldiğinde, 50 milyar dolar tekrar TL’ye çevrildi ve yaklaşık 61 milyar dolar oldu. Bu yatırımda, yüzde 20 dolar faizi kazanıldı. Dünyada bu kadar yüksek faiz veren başka bir ülke bulunmuyor.
  6. Bu düzen, yüksek faiz ve düşük kur sözüyle yabancıları kazanç sağlamaya yönlendirdi. Bu 11 milyar doların kaynağı, yüksek faizle borçlanan kamu, krediye erişimi olmayan reel sektör, enflasyon karşısında eriyen ücretler, emekliler, işçiler ve memurlar oldu.

Karabat, “Bu durumun bir başarı hikayesi yok, yalnızca bir carry-trade düzeni var. Para giriş yapıyor, faizden kar sağlıyor, kur artışını aşıyor ve ülkeyi daha kırılgan hale getiriyor. Geriye yüksek faiz yükü, zayıflayan ekonomi ve görülemeyen faturalar kalıyor” şeklinde konuştu.

Yüksek enflasyon ve faiz oranlarının devam ettiği Mart 2026 itibarıyla enflasyon yüzde 31,53 iken faizler yüzde 37-40 bandında seyrediyor. TCMB, önümüzdeki toplantıda faiz artışını sürdürecek. Bu durum yabancı yatırımcılar için reel getiriyi garanti ediyor; ancak, bu, pahalı para, düşük yatırım ve baskılanan büyüme anlamına geliyor. Bu sistem, ülkeyi yüksek faiz ve düşük kur anlayışıyla kazanç sağlayan bir carry-trade sistemine çevirdi. Para akıyor, faiz getirisi sağlanıyor, kur artışını aşarak ülkeyi daha kırılgan hale getiriyor. Geri kalan ise yüksek faiz yükü, zayıflayan ekonomi ve ödenen yüksek maliyetler oldu.”

Şimdi ise, döviz çıkışını engellemek ve yeni carry-trade dalgası yaratmak amacıyla benzer bir plan devreye sokuluyor. Dolar kurunun belirli seviyelerde devalüe edilerek faiz artırımı yapılacak ve bu durumdan yeniden kazanç sağlanacak. Yabancı ve yerli yatırımcılar, dolar kurunun artışını engellemekle birlikte, dövizi TL karşısında bir miktar yükseltmek istiyorlar. Yıl sonunda ise, yüzde 20-25 faiz getirisiyle çıkış yapacaklar. Erdoğan “istikrar”, Şimşek ise “program çalışıyor” diyor. Ancak, bağımlılık sistemi, Türkiye’nin siyasi ve iktisadi bağımsızlığını tehlikeye atıyor. Aksi takdirde, Arjantin ve Yunanistan’ın yaşadıklarından daha kötü bir duruma düşülecek.”

Etiketler:

ekonomifinanssiyaset
Reklam yükleniyor...