Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, metal işçilerinin haklarını kazanmasını bileceklerini vurguladı ve MESS ile saray iktidarına seslendi. İşçilerin grev hakkını korumaya çağırdı.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, İstanbul İl Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında, hak verilmezse metal işçilerinin almasını bildiğini söyledi. Aslan, MESS ve saray düzenine hitaben, 200 bin metal işçisi ve sınıf dayanışması içindeki insanların tek adamadan ve MESS’ten daha güçlü olduğunu belirtti. Metal işçisinin sabrını daha fazla zorlamamalarını ve grevlerini yasaklamaya kalkmamalarını istedi.
Aslan, Suriye’deki gelişmelere ilişkin olarak, bölgede sıcak çatışmaların devam ettiğini ifade etti. ABD ve bölgedeki işbirlikçilerin desteklediği Şam yönetiminin Kürt halkına saldırılarının ve barbarca saldırıların sürdüğünü, ateşkes ilan edilmesine rağmen saldırıların devam ettiğini vurguladı. Kürt halkına ve diğer gruplara yönelik tehditlerin sürdüğünü belirtti. Şam yönetiminin, Kürt halkını bölmeye yönelik hamleler yaptığı ve bazı taleplerinin tam hak ve özgürlükleri içermediğini söyledi.
Meclis’te Erdoğan’ın Şam yönetimini tebrik etmesiyle ilgili olarak, Aslan, Erdoğan’ın Suriye’de tek adam yaratmaya ve faşist bir rejim inşa etmeye çalıştığını dile getirdi. ABD, İsrail ve bölgedeki diğer işbirlikçilerle uyum içinde hareket edildiğini belirtti. Kürt, Alevi ve Dürzi halklara yönelik saldırıların devam ettiğini ve bu saldırıların tüm bölge halkına yapıldığını ifade etti. Emperyalist güçlerin ve destekçilerin, Suriye’nin geleceğini belirleyemeyeceğini vurguladı.
Uluslararası güçlerin, İran’a yönelik müdahaleyi kendisine hak görmediğini ve İran’daki Molla rejimini hedef alan saldırıların olduğunu söyledi. İran emekçilerinin ve demokrasi güçlerinin, Molla yönetimiyle hesaplaşacaklarını ve kendi geleceklerini belirleyeceklerini belirtti. Emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin İran’a saldırganlıklarını protesto etti.
Türkiye, Suriye, İran, Lübnan, Filistin ve İsrail’deki bölgesel çatışmalara değinen Aslan, bölgedeki savaşların ve çatışmaların, emperyalist güçler ve işbirlikçileri tarafından körüklendiğini dile getirdi. Bölgede barışın ancak savaşlar durduğunda sağlanacağını ifade etti.
MESS ile sendikalar arasında yürütülen toplu iş sözleşmesine değinen Aslan, metal işçilerinin haklarının sadaka değil, emeklerinin karşılığı olduğunu vurguladı. İşverenin tutumunun, işçilerin yaşamını onurla sürdürebilme talebini görmezden geldiğini belirtti. MESS’in yüzde 18’lik ücret teklifinin yetersiz olduğunu, enflasyon ve yaşam maliyetleri karşısında kabul edilemez olduğunu söyledi. İşçilerin taleplerinin, yaşam maliyetlerine uygun, insanca yaşamaya yeten ücret artışı olduğunu aktardı.
Sözleşme masasında metallişlerin, enflasyon karşısında ezilmeyen, yoksulluk sınırı üzerinde ücret talep ettiklerini dile getirdi. MESS’in teklifinin ise metal işçisine sabredip yoksullaşmasını dayattığını belirtti. Metal işçilerinin, hakları için fabrikalarda ve sokaklarda direnmenin ve grev kararının arkasında durduklarını söyledi. Metal işçisi olmadan üretimin durduğuna, sanayi gücünün emekçilere bağlı olduğuna dikkat çekti. Emeklerin karşılığının sadaka değil, hak olduğunu vurguladı. MESS ve saray iktidarına seslenerek, metal işçisinin hakkını vermelerini ve grevleri yasaklamaya kalkmamalarını istedi.