TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Diren, ABD ve İsrail'in İran saldırısının ekonomiye etkisini değerlendirerek, uzun vadeli savaşların küresel dalgalanmalara neden olabileceği uyarısında bulundu.

(İZMİR) - İzmir Ticaret Odası Mart Ayı Olağan Meclis toplantısına konuk olan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, ABD ve İsrail'in İran saldırısının ekonomiye etkisini değerlendirdi. Savaşın dışsal bir şoku tetiklediğini belirten Diren, "Kısa vadede mücadele edebilmek için Merkez Bankası rezervlerimiz kuvvetli. Petrol, hem önemli bir ithal kalemimiz hem de enflasyonu etkileyen kalemlerden biri. Enflasyonu yukarı ittiren ve büyümeyi baskılayan bir etkisi olacaktır. Bu, birkaç ay sürmesi durumunda daha az etkilenebiliriz. Uzaması durumunda küresel ölçekte kolay kolay dengeye girmeyecek bir dalgalanma yaratma ihtimalini yüksek görüyoruz" dedi.
İzmir Ticaret Odası Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Selami Özpoyraz başkanlığında yapıldı. Toplantıya katılanlar arasında Türkiye Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren de yer aldı.
Diren, Ortadoğu’daki savaşın Türkiye lehine sonuçlar doğurabileceğini vurgularken AB ile ilişkilerde hukuk vurgusu yaptı. Erdoğan, savaş ortamında Türkiye'nin coğrafi konumunun avantaj sağlayabileceğine dikkati çekti. Ayrıca, küresel ekonomide belirsizlikler ve çatışmaların yeni bir denge aradığını belirtti.
Diren, dünyada yaşanan yeni bir denge arayışının olduğu, ancak henüz kurulmadığını ifade etti. Bu durumu, sanayi altyapısı, genç nüfus ve Avrupa entegrasyon kapasitesiyle pozitif ayrışabilecek bir durum olarak değerlendirdi. Uzaması halinde enerji arzında şoklar yaşanabileceğine ve küresel ekonomide stagflasyon riskinin artabileceğine dikkat çekti.
Diren, günümüzde ülkelerin yalnızca maliyet hesabı yapmadığını, ekonomik güvenlik, tedarik zinciri dayanıklılığı, enerji arz güvenliği ve dijital ekonomi gibi pek çok alanın önemli olduğunu belirtti. Orta Doğu’da savaşın süresi ve etkileri, ABD-Çin ilişkileri, enerji piyasalarındaki oynaklık ve korumacılık gibi unsurların, yeni dönemin temel dinamikleri olduğunu söyledi.
Güçlü olmanın yanı sıra öngörülebilir, güven veren ve hızlı uyum sağlayanların öne çıkacağını vurgulayan Diren, Türkiye’nin doğru adımlar atmasıyla yeni dünya düzeninde daha sağlam pozisyonda olabileceğini aktardı.
Verimlilik artışının önemine değinen Diren, enflasyon ve rekabet koşullarındaki zorluklara çözüm olarak verimlilik artışını önerdi. Teknoloji kullanımı, dijitalleşme ve iş gücü becerelerinin güncellenmesi gibi stratejilerin önemli olduğunu kaydetti.
AB ile ilişkilerde hukuk vurgusu yapan Diren, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve üyelik perspektifinin canlandırılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, bu ilişkilerin Türkiye’nin yapısal dönüşüm ve rekabet gücünü artırmada kritik olduğunu ifade etti.
Diren, savaşların küresel ekonomik dengeyi nasıl etkileyebileceğine değindi. Petrol fiyatlarındaki artışın dış ödemeler açığına yol açabileceğini, orta vadede finansman ihtiyacını artırabileceğini belirtti. Enflasyonu yukarı iten petrol ve enerji fiyatlarındaki yükselişlerin, birkaç ay sürebilmesi halinde daha az etkili olacağını, uzun sürmesi halinde ise küresel dalgalanmalara yol açabileceğini vurguladı.